91 - Pozitif ve samimi: Meriç Aral

Pozitif ve samimi: Meriç Aral

06 Aralık 2016  //  Magazin, Röportaj  //  Yorum Yok   //   473 Kez Görüntülendi
İyi yönetmenlerle beraber iyi sinema filmlerinde oynamak en büyük hayali. Yeni şeylerin peşinde koşmanın heyecanı alabildiğine sarmış onu. Meriç Aral, tıpkı adı gibi dolu dizgin akıyor, tutkuyla. Tek arzusu oynayabildiği kadar oynamak. Güzel oyuncuyu yakından tanımanın tam zamanı!

Pozitif, neşeli, hani güldü mü gülüşü gözlerine ulaşan kadınlardan. “Samimiyetsizlikten, kötü niyetten elimden geldiğince kaçan ve sevdiklerimi korumaya çalışan biriyim” diyerek tanımlıyor kendini zaten. Huzurlu kalmaya çalıştığını, sevgi dolu her şeyi sevdiğini, sevdikleriyle mutlu olmayı kimseye değişmediğini söyleyecek kadar mütevazı ve samimi ama söz konusu oyunculuksa kendisiyle yarışacak kadar da azimli. Avukat bir anne-babanın kızı olarak üniversitede hukuk eğitim alıyor almasına ama stajını bitir bitirmez hatta henüz mesleğe başlamadan ani bir dönüşle oyunculuğa adım atıyor… Meriç Aral, hızla yükselen yıldızının peşinden giden başarılı ve çok hevesli bir kadın olarak duruyor karşımızda. ‘Medcezir’in ardından Çağan Irmak’ın yönettiği ‘Unutursam Fısılda’da rol alarak dikkatleri üzerine çeken Meriç Aral, ‘Yüksek Sosyete’den sonra daha pek çok yapımda karşımıza çıkacağının sinyallerini veriyor.

Güne başlamanın en güzel yolu ne sizin için?

Sevgilimi öpmek, kahve içmek ve güneşi selamlamak yani surya namaskara. Sanskritçe’de surya güneş, namaskara ise selamlama anlamına geliyor. Sabah koşusuna çıkmayı da çok severim.

Cilt bakımıyla ilgili öğrendiğiniz ilk kural neydi?

Cildimi düzenli olarak temizlemem gerektiği. Nemlendirmek ve nemli kalması için de bol su içmenin önemi.

Cilt bakım rutinleriniz neler?

Sabah-akşam mutlaka yüzümü temizler, günlük cilt bakımımı yapar ve nemlendiririm.

Hangi markaların ürünlerini tercih ediyorsunuz?

Genelde dermokozmetik ve doğal içerikli ürünleri tercih ediyorum. Farklı markaların ürünlerini denemeyi de seviyorum ancak Darphin, Kiehl’s ve Bobbi Brown vazgeçilmezlerim arasında.

Saç bakımı için neler yapıyorsunuz, örneğin saçlarınızın kırıklarını sık sık temizletir misiniz ya da düzenli olarak saç maskesi kullanır mısınız?

Saç bakımım için çok özel şeyler yapmıyorum fakat olabildiğince doğal içerikli şampuan ve bakım ürünleri kullanmaya çalışıyorum ve boya gibi saçın yapısını bozabilecek maddelerden uzak duruyorum. Saçımda doğallıktan yanayım. Aktardan aldığım yağlarla maskeler yapmayı da severim. Kırıklarımı sık sık temizletirim, zaten kahkül kullandığım ve hemen uzadığı için hazır kahkülleri kısaltırken kırıkları da temizletiyorum.

Güzel olmanın şifreleri neler sizce?

Bence güzel olmak; sağlıklı, huzurlu, mutlu olmak ve kendini iyi hissetmek anlamına geliyor.

Gizli güzellik silahlarınız ya da sırlarınız var mı?

Bir arkadaşımdan yeni öğrendiğim bir sırrı paylaşayım; yüzünüzü deniz tuzu eklenmiş suyla yıkamak çok iyi geliyor.

Makyajla aranız nasıl? Ruj, far, allık seçerken hangi renkleri tercih edersiniz?

Makyajla aram hiç fena değil aslında yani günlük hayatta fazla makyaj yapan biri değilim ama hiç makyaj yapmayan biri de değilim. Makyaj malzemesi almayı da çok severim. Alacağım rujun, allığın, farın rengini elbette o günkü modum ve ihtiyaçlarım belirliyor. Bordo-kırmızı veya nude tonlardaki rujları çok seviyorum. Far sürerken genellikle kahverengi tonları tercih ediyorum. Allıktaki tercihim ise pembe.

Şu aralar hangi güzellik ve bakım ürünleri favorileriniz arasında?

Chanel allık ve özellikle volume maskara vazgeçilmezlerimden. Bobbi Brown’ın hem cilt bakım ürünlerini hem de makyaj malzemelerini, özellikle rujlarını çok seviyorum. Günlük hayatta fondöten hiç kullanmam, bunun yerine Darphin’in CC kremini kullanıyorum ve Estee Lauder Double Wear pudrayı çok seviyorum. Saçlarım için genellikle doğal içerikli ürünler kullanıyorum. L’Occitane şampuan ve bakım kremleri ve Kiehl’s zeytinli saç maskesi şu sıralar favori ürünlerim arasında.

İmzanız olarak nitelendirebileceğiniz bir parfüm var mı?

Evet, Dolce&Gabbana Light Blue.

Sizi en çok ne güldürür?

Her şey yani herhangi bir şey bile beni güldürebilir aslında. En çok şu veya bu güldürür diyemiyorum o yüzden. Gülmek çok anlık bir şey benim için ve çok gülen biriyim.

Peki, hangi durumlarda gözyaşlarınızı tutmakta zorlanırsınız?

Aynı zamanda çok ağlayan biriyim de. Üzücü olaylar bir yana, çocuklar ve hayvanlarla ilgili durumlarda, bir de samimiyetle sevinen insanları görünce gözyaşlarımı tutmakta çok zorlanırım.

Özel hayatınızda en çok neler yapmaktan hoşlanıyorsunuz?

Müzik dinleyerek yürümekten, bisiklete binmekten, çiçek toplamaktan, yazmaktan, çizmekten ve dondurma yemekten çok hoşlanırım.

Hayatınızın dönüm noktası ne sizce?

Stajımı bitirir bitirmez avukatlığa daha başlamadan bıraktığım an.

Hayatınızı tamamen değiştirme şansı verilse neyi değiştirirdiniz daha doğrusu değiştirmek istediğiniz bir şey olur mu?

Hayatımla ilgili bir şeyi değiştireceğimi sanmıyorum ama genel olarak barış ve sevgi dolu bir dünyada yaşamak isterdim.

Duygularınızla mı yoksa mantığınızla mı yaşayan bir insansınız? İlişkilerinizde hangisi öne çıkıyor?

Genelde ikisini dengelemeye çalışıyorum elbette ama duygularım hep öne çıkıyor. Kalbimin sesini mutlaka dinlerim ve genelde buna göre hareket ederim, yine de göz göre göre dünyanın en mantıksız kararlarını vermemeye de çalışıyorum ve bunun için yakın çevremin görüşlerini mutlaka dinliyorum. Herkesin fikrini alırım, eğer herkesten ayrı düşmüşsem orta bir yol bulmaya çalışarak kalbime en uyanını yapıyorum. Başka türlüsü elimden gelmez.

Kariyer planınızda bundan sonra ne var?

Şimdiye kadar hep iyi yapımlarla ve ekiplerle çalışma fırsatı buldum. Ters köşe roller oynama şansım oldu. Bu konuda çok şanslı hissediyorum kendimi. Bundan sonra da yine iyi yönetmenlerle çalışma fırsatı bulup iyi sinema filmlerinde oynamak istiyorum. Kariyer planımda oynayabildiğim kadar oynamak var aslında ve yeni şeyler aramak bulmak; hevesle heyecanla oynamak istiyorum.

Hayatta nelerden asla vazgeçemezsiniz?

Vazgeçemeyeceğim pek çok şey var, bunların başında tabii ki sevdiklerim ve kedilerim geliyor. Kahveden de vazgeçebileceğimi düşünmüyorum.

‘İşte bu benim şehrim’ dediğiniz yer neresi?

Ben tam bir İstanbulluyum bence, özellikle Moda her şeyiyle beni yansıtıyor. Barcelona’da da çok tatlı zamanlarım olmuştu, beni yansıtıyor diyebilirim.

VAZGEÇEMEDİKLERİ

En sevdiği kitap: Kurtlarla Koşan Kadınlar/Clarissa P. Estes

En çok güldüğü dizi: Seinfeld

İzlemekten asla bıkmayacağı film: Süt Kardeşler

Stresten arınma yöntemi: Yoga

En sevdiği yemek: Yaprak sarması

En unutamadığı anı: Emek Sineması’nda John Malkovich’le karşılaşması.

Onun için güne başlamanın en güzel yolu: Kahve

Stresten kaçış noktası: Ev

9-1